Kedilerde FIP

Kedilerde enfeksiyöz peritonit yani kısaca Kedilerde FIP hastalığını Kedi besleyen neredeyse herkesin korkulu rüyası olan bu hastalığı duymayan kalmamıştır. Hastalığı kendi kedisinden dolayı veya bir tanıdığının kedisinde görülmesinden şahit olarak birçoğunuz duymuşsunuzdur. Nedir peki bu kadar dilden dile kulaktan kulağa yayılan fip hastalığı bu gün bu konuyu ele alacağız ve sizleri en açık ve anlayabileceğiniz dilde anlatacağım.

Hastalığın temelinde Coronaviruslar yer almaktadır. Coronaviruslar hastada immun(bağışıklık) sistemi baskılarlar. Bu virüslar kedilerin bir çoğun görülebilmektedir fakat inaktif formdadır. Altı oniki haftalık kedilerde ve bağışıklık sistemi düşük kedilerde görülme oranı yüksektir. Kedilerde enfeksiyöz peritonitis birçok dezenfektana ve deterjana karşıda oldukça dirençlidir.

Nasıl bulaşır ? Etken başka bir kedinin dışkısıyla çevreye yayılır, çoğunlukla temas ağızdan solunum yoluyla virüs alınır.  Virüs Etkeni diğer başka bir hasta kedi ile direkt temas sonucu alınabileceği gibi indirekt temasla da kedinin mama ve su kabı veya kum kabından geçebilmektedir. Oral yolla alınan virüs etkeni sevdiği ve üremesine uygun ortam olan bağırsak epitellerine gider. Bu epitellerde üreyerek ve bağırsak epitelinin tahribasyonuna neden olur.

Kedilerde FİP hastalığında klinik olarak iki formu bulunmaktadır. Kuru form ve eksudatif ıslak form olarak görülür. Burada tehlikeli olan eksudatif ıslak formdur. Ben önce iyi olan durum kurum formdan başlamak istiyorum. Kuru formda vücutta hastalık etkeni vardır fakat vücut onu henüz tanımamıştır çünkü bağışıklığı yüksektir. Kuru formda iştahsızlık, kilo kaybı, kafada sallantı, arka ayakların üzerine basamama, denge kurmada zorluk sallantı görülebilen klinik semptomlardır. Bağışıklık düştüğü anda eksudatif ıslak forma dönüşebilmektedir. Şimdi eksudatif ıslak forma bir göz atalım. Esas korkulan ve kedi sahiplerinin bildiği form bu formdur. Islak formda, bağırsak epitellerinde bulunan virüs mutasyona uğrayarak vücudun çeşitli bölgelerine gider. En çok bilinen klinik semptomu olan karın içi, göğüs boşluğun, akciğerler ve kalpte sıvı toplanması gözlemlenir. Kedilerde FIP gözlerde de konjuktivitise neden olur. Kedilerde enfeksiyöz peritonitis bağırsakların yanında birçok organı da etkisi altına almaktadır. Başta Karaciğer olmak üzere , böbrekler , kalp ,pankreas bunlardan birkaçıdır.

Hasta kedilerde başlıca semptomlar depresyon durumu, yüksek ateş , kusma ve ilerlemiş olgularda sarılık gözlemlenir. Batın bölgesinde dışardan da rahatlıkla görülebilen şişlik bununla beraber sıvı birikimi dikkat çeker. Ayrıca lenf yumrularında şişlikler ve belirginleşmeler gözlemlenir. Akciğer de ve kalp içinde sıvı birikimine bağlı olarak solunum ve dolaşım güçlüğü görülmektedir.

Hastalığın erken teşhisinde tedavi büyük rol oynamaktadır. Tedavide hasta hayvanın yaşı vücut kondsiyonu çok önemlidir. Kedilerde FIP tedavisi uzun süren bir tedavidir ve ölüm oranı yüksektir. Burada önemli olan kedinin yaşı dediğim gibi kedinin yaşı ne kadar küçük ise ölüm oranı o kadar yüksektir. Hastalığı yenen kedilerin bağışıklığının devamlı olarak yüksek tutulması için lezzetli gıdalar vitamin mineral takviyeleri yapılabilir. Detaylı Tedavi önerisi için iletişime geçebilirsiniz. Etik kurallar gereği internet üzerinden tedavi prosedürleri paylaşılmamaktadır.

Rating: 4.5/5. From 8 votes.
Please wait...

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir